5 dakika sonra:
Bitap düşüp yazmaya ara vermişti. Geri dönüp yazdıklarını okudu. Kafası yerindeydi, görebiliyordu. Kaleminin çıkardığı sesi duyabiliyor, pis nevresimlerinin kokusunu ciğerlerine çekebiliyordu. Her şey yerli yerinde gibi hissetse de bir şeyler eksikti, biliyordu. Bağırdı, alt komşu uyandı, sesi de duruyordu işte yerinde. Kalemi bırakıp düşündü, kafasından integraller, sabah okuduğu kitaptan bölümler, genel kültür soruları geçirdi. Evet, beyni de gayet güzel çalışıyordu. İçindeki boşluğa hiç bir anlam veremedi, bunaldı, sıkıldı, terledi, bağardı, ayağa kalktı ve ... uçuyordu. Durumu kavrayamadı, havada tökezleyip yere çakıldı, doğruldu ve yükseldi, yükseldi, durdu. Odanın tavanını sınır sanıyordu. Yatağında yatan başsız garip yaratığa baktı. Yırtık şortuna, kanlı tişörtüne göz gezdirdi. Neler olduğunu anlamadı, anlamaya çalışmadı. Sadece bildi. Orada yatanın kendi cesedi olduğunu bildi. Aşağı süzüldü yanına yaklaştı, kendisini hiç böyle görmemişti, ağlamak istedi ağlayamadı. Gözüne bir not ilişti:
Kendi kendine patlamak üzere olan kafasına silahı dayadı. Ama tetiği o çekmedi, çekemezdi... Bum!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder